Bugün Nilgün Marmara okurken Slyvia hakkında tez yazdığını öğrendim..Bence  şaşırtıcı.Bazı insanlarla aramda enteresan bağlar var .. Bu doğuştan olan bir şey.Hiç tanımadan , bilmeden , dönemine şahitlik etmeden bunu söylemek ne tuhaf.Hayatımın yoğun ve yorgun geçen bu  günlerine inat hala içimde şarkı söyleyen kıza ne demeli peki ?

Birisi var …Uzakta …Ama yakında..Ona bakarken çok tanıdık birini görüyormuşum onu çok iyi biliyormuşum duygusu bu..Bana benziyor..Bir günü diğer gününe uymuyor..    Aklı her daim karışık..Neşesizliği -neşesinin ayarı ..Çok tanıdık…Yıllardır hayatımda gibi..Bazen bir şarkı dinlerken bak bunu hatırladın mı diye sormak geliyor içimden.Nereden bilecek oysa..Ama benim de bilmediğim bir dolu şey var ..Birden hissettiğim Beşiktaşta ki simit kokusu..Emirgan daki tahta masa..Ada vapurunun demir parmaklıkları…Hep dinlediğim ve dinlemiş olmasını dilediğim bir dolu şey.. Burayı öyle çok his,koku ve duyu ile doldurabilirim ki..Bir nevi ruh arkadaşlığı bizim ki..

Hayatında yer alan insanlar aslında senin neler yaptığnı asla bilmiyor..Nilgün Marmara’nın eşi onun yazdığı hiç birşeyden haberdar değilmiş.Köşeye çekilir bıdır bıdır birşey şeyler yazardı demiş.Birinin gözlerine baka baka ölmek bu demek oluyor galiba..Sen farkında değilsin belki ama yanındaki berindeki senden apayrı yaşıyor…Buna müsade eden de bizleriz ..Hep yanımda diye beraberiz, birlikteyiz sanıyoruz.Ne kadar uzak kavramlar oysa..Bizim jenerasyonu  zaten bu özgüven bitirdi..Sana bir sır sevgili okuyucu zor olan güzel geliyor..

Ve biliyor musun  ? Nazım da yazdığı ” dağ” şiirini cennetten bana okuyor…


				
				
				
İLGİLİ YAZILAR