”Kalbimden neler geçtiğini, kafamda biriktirdiklerimi, tasarladığım her şeyi bildiğini düşünüyorum. En azından tüm bunları hissettiğini. Belki de böyle bir beklenti benimkisi. Çünkü bunları sana asla söylemeyeceğim. Asla söyleyemeyeceğim. Oysa o kadar dilimin ucundalar ki. Rüzgar esse düşecekmiş gibi, gözlerime baksan, giderken başını bir kez geriye çevirsen, ağzımdan dökülüverecek kadar dilimin ucunda. Uzunca susuşlarım, ağzımı bile açmadan öylece kalakalıp, bakışlarımı kaçırışım hep bundan. Burada hava her geçen gün biraz daha soğuyor. Zaman diyorum, biraz daha zaman. Dilimin ucundaki kelimeler bu kış da donmazsa bir dahaki yıl uçmayı öğrenecekler. Biraz zaman diyorum. Kalbimin bir yanı sıcak kalabilirse bu kış, bir delilik daha yapacağım. Ne bir portakal bahçesinde dolaştım ne de bir posta treninde yolculuk ettim. Çiçekler bir açmaya görsün, bir çılgınlık yapıp hatır için öleceğim…demiş Tarık bey..özlemez mi insan…bu soruyu duyalı yıllar olmuş..Özler… Eva Mendes saçmalıklarını,üzüm çekirdeklerini, sebzeli makarnayı..Babazulayı en çok..en çok kendini özler mesela ..yıllar evvel ki kokuları, yapılan hataları, fikirleri..yeni şeyler yeşertse de içini geçmiş hep mis kokuludur..ağız dolusu söylenmemiş söylenemeyecek onca şey ..söylenemez ki..Biriken onca şey..Düşündükçe güzelleşen ,güzelleştikçe kaçıran kendinden ..bazı şeyler böyledir hissetmeyi bırak düşünmeye korkarsın..Bu yüzden her daim Anna söylesin..Treno bitmesin….

Yazar: Bir başka diyarın hakimi, N.M.

İLGİLİ YAZILAR