Sait faik okuyorum bu aralar. Edebiyat merakım bitmedi bitmeyecek. Belki de hayatımdaki herkesi bir roman kahramanı yapma hevesimden. Sahiden klişe ama böyle değil mi? Hepimizin romanı farklı. Mühim olan alıp okuyana keyif yaşatması. Bağımsızlık ve özgürlük arasında sıkışıp kaldım. Birbirine bu kadar benzeyip tezat bu kadar olabilir Di sözcükler. Bağımsızsan özgür değilsin özgürsen bağımsız.. İstanbul hevesim de özgürlük tutkum dan. Oysa ki her şey taptaze iken yerleşip orada yaşayabilirdim. Fırsatım da vardı.. Ama özgür olamazdım.. Muhakkak bağımlı olmam gerekiyordu. Belki de böylesi daha. İyi oldu.. Ne bileyim. Mutsuz hissetmiyorum da sanki elim kolum bağlı gibi.. Sanki nefes alırken yarım alıyorum gibi..İstanbul yüzünden değil ama. Kendi yüzümden.. Çook uzun zamandır niye neden sorgulamıyor, ait olmaya çalışmıyor, bol bol çiçek kokluyor, ağaç seviyor, tren garında beklemiyorum.. Dedim ya mutsuz değilim. Herkes kadar yarımım.. Duygusal boşluk hissetmiyorum. Yaş aldıkça beklenti içinde olmamaktan belki. En son neyi bekledim onu da bilmiyorum.. Bilmemek ya da hissetmemek bence en doğalı. Biliyormuş gibi yapmaktan daha cool 🙂 insan zamanı durdurmak istediği yere aittir ve bu yüzden de zaman durabilir siz de denize karşı minik listemi dinleyebilirsiniz

İLGİLİ YAZILAR